Sevgililer günü, sevgilisi olmayanlarda bir sendrom yaratır. Genel kanı budur. Bu yargıya katılmakla birlikte bir ekleme daha yapma ihiyacı içerisindeyim: 14 Şubat sevgilisi olanlarda da apayrı bir sendroma sebepolur!
Neden böyle düşündüğüme gelince...Bütün özel günlerde (özellikle doğum günü) yaratıcılığımı konuşturabilen ben, 14 Şubat geldiğinde tıkanıp kalıyorum. Sebebi de çok açık aslında: 14 Şubat'ta birşeyler yapma zorunluluğunun hissedilmesi. Doğum günlerinde sevdiğimiz insanın hayata gelişini ve bizimle oluşunu kutlarız, yıldönümlerinde birlikte birşeyleri paylaşmaya başlamamızı kutlarız. Peki sevgililer gününde neyi kutluyoruz? İyi ki sevgili olmuşuz mu demeye çalışıyoruz? Bunu herzaman diyebilmeliyiz zaten. Aksi takdirde o insanın yanından uzaklaşmak gerek!
Yine bir 14 Şubat sendromu ile karşı karşıyayım. Sürprizleri sevmeme, karşımdaki insanı şaşırtmaya bayılmama rağmen bu sefer ne yaptım? Dün gittim onun önceden görüp beğendiği birşeyi aldım. Daha sonra planlanmamasına rağmen yakınında olduğum için görüşme teklifini kabul ettim ve hediyesini verdim. Tarih: 11 Şubat...Sürpriz yok, heyecan yok hiçbirşey yok. Farkettim ki herhangi bir günde onu şaşırtacak birşey aldığımda veya kendim yaptığımda bile ikimiz de daha mutlu oluyoruz.
Peki daha sonra ne yapacağım? Sevgili ile konuşup gereksiz günler ve haftaları hayatımızdan çıkartıp "zorunluluk" denen saçma kelimeye takılmadan gül gibi geçinip gideceğim :)
Neden böyle düşündüğüme gelince...Bütün özel günlerde (özellikle doğum günü) yaratıcılığımı konuşturabilen ben, 14 Şubat geldiğinde tıkanıp kalıyorum. Sebebi de çok açık aslında: 14 Şubat'ta birşeyler yapma zorunluluğunun hissedilmesi. Doğum günlerinde sevdiğimiz insanın hayata gelişini ve bizimle oluşunu kutlarız, yıldönümlerinde birlikte birşeyleri paylaşmaya başlamamızı kutlarız. Peki sevgililer gününde neyi kutluyoruz? İyi ki sevgili olmuşuz mu demeye çalışıyoruz? Bunu herzaman diyebilmeliyiz zaten. Aksi takdirde o insanın yanından uzaklaşmak gerek!
Yine bir 14 Şubat sendromu ile karşı karşıyayım. Sürprizleri sevmeme, karşımdaki insanı şaşırtmaya bayılmama rağmen bu sefer ne yaptım? Dün gittim onun önceden görüp beğendiği birşeyi aldım. Daha sonra planlanmamasına rağmen yakınında olduğum için görüşme teklifini kabul ettim ve hediyesini verdim. Tarih: 11 Şubat...Sürpriz yok, heyecan yok hiçbirşey yok. Farkettim ki herhangi bir günde onu şaşırtacak birşey aldığımda veya kendim yaptığımda bile ikimiz de daha mutlu oluyoruz.
Peki daha sonra ne yapacağım? Sevgili ile konuşup gereksiz günler ve haftaları hayatımızdan çıkartıp "zorunluluk" denen saçma kelimeye takılmadan gül gibi geçinip gideceğim :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder