En sevdiğim yazardır Milan Kundera. Çünkü neredeyese bütün kitaplarını okumuş olmama rağmen hala çözemediğimi bildiğim düşünceler barındırır en derininde.
Bir gün bir kitapçının rafında Kundera tarafından yazılmış "Roman Sanatı" isimli kitabı gördüm.
Benim için harika bir durumdu çünkü anlamak için can attığım yazar aslında bu kitapta sanatını, dolayısıyla da kendisini anlatmış uzuun uzun. Hatta içinde kendisiyle yapılmış röportajlar bile var! "Tamam!" dedim "Bu kitaptan sonra çözücem seni pek muhterem Kundera". Dedim demesine de bu kitaptaki bir cümle beni benden aldığı gibi Kundera'yı düşünmeyi bırakıp somut olarak ne olduğunu bilmediğim şeyleri düşünmeye itti. Yani Milan amca yine yaptı yapacağını ve son birkaç gündür altını itinayla çizdiğim cümleyi döne döne okumaya zorladı beni: Şefkat ötekine bir çocuk gibi davranılması gereken yapay bir alan yaratmaktır.
Şimdiye kadar hiç böyle bakmamıştım çok sık hissettiğim bu duyguya. Okuduğum an afalladım. Ya gerçekten haklıysa? Eğer öyleyse çok samimiyetsiz birşey değil mi bu? Şefkat duyduklarımı aslında yapay bir alanın içine hapsettiğimi düşünmek beni oldukça rahatsız etti. Ama ben her Kundera okuyuşumda zaten rahatsız olacak birşeyler bulurum. Bu yüzden çok severim kendisini. Çünkü her zaman kabullenmekten kaçtığım bazı şeyleri yüzüme harika bir şekilde çarpar kendileri. Kafa yormak gerek bu sözün üzerine. Her nekadar varacağım sonuçtan korksam da bunu yapacağım ve birşey bulduğumda sizinle paylaşacağım:)
p.s: Türkçe karakterlerime kavuştum:)
p.s 2: Henüz Kundera okumamışlar fakat merak edenler için birkaç tavsiye
Bir gün bir kitapçının rafında Kundera tarafından yazılmış "Roman Sanatı" isimli kitabı gördüm.
Benim için harika bir durumdu çünkü anlamak için can attığım yazar aslında bu kitapta sanatını, dolayısıyla da kendisini anlatmış uzuun uzun. Hatta içinde kendisiyle yapılmış röportajlar bile var! "Tamam!" dedim "Bu kitaptan sonra çözücem seni pek muhterem Kundera". Dedim demesine de bu kitaptaki bir cümle beni benden aldığı gibi Kundera'yı düşünmeyi bırakıp somut olarak ne olduğunu bilmediğim şeyleri düşünmeye itti. Yani Milan amca yine yaptı yapacağını ve son birkaç gündür altını itinayla çizdiğim cümleyi döne döne okumaya zorladı beni: Şefkat ötekine bir çocuk gibi davranılması gereken yapay bir alan yaratmaktır.
Şimdiye kadar hiç böyle bakmamıştım çok sık hissettiğim bu duyguya. Okuduğum an afalladım. Ya gerçekten haklıysa? Eğer öyleyse çok samimiyetsiz birşey değil mi bu? Şefkat duyduklarımı aslında yapay bir alanın içine hapsettiğimi düşünmek beni oldukça rahatsız etti. Ama ben her Kundera okuyuşumda zaten rahatsız olacak birşeyler bulurum. Bu yüzden çok severim kendisini. Çünkü her zaman kabullenmekten kaçtığım bazı şeyleri yüzüme harika bir şekilde çarpar kendileri. Kafa yormak gerek bu sözün üzerine. Her nekadar varacağım sonuçtan korksam da bunu yapacağım ve birşey bulduğumda sizinle paylaşacağım:)
p.s: Türkçe karakterlerime kavuştum:)
p.s 2: Henüz Kundera okumamışlar fakat merak edenler için birkaç tavsiye
- Okumaya "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" ile başlayın.
- "Gülüşün ve Unutuşun Kitabı" nı okumadan da ben Kundera okudum demeyin:)

2 yorum:
bunlar onun dünya görüşü hiç bir zaman bir yazarın bir cümlesine boynumu geçirmeyınız bu intihardır yalnızca ufkumu açar binlerce kundera var siz bir tanesiyle yetinmeyin sakın...
Haklısın, tabiki bütün yazdıkları onun kendi görüşü. Ama birisi (Kundera olmak zorunda değil, hatta yazar bile olmak zorunda değil herhangi birisi) benim hiç bakmadığım bir yerden bakarak bir saptama yapmışsa ve bu saptama da bana ilginç ve mantıklı gelmişse üzerinde düşünmeme değer. Yoksa ne onun bir tane cümlesi var ne de sadece onun cümleleri var:)
Yorum Gönder